Hikaye

Cemre Yazdı Şükrü Söyledi

Yedi yaşındaki Cemre'nin kusursuz kek listesi vardır; ama alışveriş siparişlerini babaannesine iletmesi için görevlendirdiği geveze papağan Şükrü, her kelimeyi yanlış tekrar eder. Mutfak tezgâhı una ve yumurtaya değil, pamuk şekerine, oyuncak kaplumbağaya ve bir şakaya kavuşur.

Masalcım
5-9 yaş
4 dk
4:26 dk
cemre, papağan şükrü ve babannesi kahkaha atıyor

Sesli Dinle

Hikayeyi sesli olarak dinleyebilirsiniz

Hikayeyi Oku

Hikayenin tam metni

Cemre her işi listeyle yapardı. O sabahki liste kusursuzdu.

Cemre yedi yaşında, her işini planlayarak yapmayı seven bir kızdı. İki yanından sımsıkı topuz yaptığı saçları başının üstünde sallanıyordu. Üzerinde annesinden kalan, ayak bileklerine kadar inen kocaman kareli bir mutfak önlüğü vardı. Kulağının arkasına sıkıştırdığı kurşun kalemi usulca çıkardı. Sarı fayanslı, ılık limon kokulu mutfakta tezgâhın başına geçti. Defterine nefis bir kek için beş maddelik harika bir liste yazdı. Tezgâhın altında kıvrılıp uyuyan kocaman tekir kedi Mırmır, derin bir iç çekip horlamaya devam etti.

Babaannesi o sırada bahçedeki saksı çiçeklerini suluyordu. Cemre açık pencereye doğru yanaştı. Köşedeki tel kafesinde duran yaşlı ve çok geveze yeşil papağan Şükrü, gagasını tellere tık tık vurdu. Cemre listeye baktı, sonra Şükrü'ye döndü.

"Şükrü, tekrar et!" dedi Cemre.

"Tekrar et!" diye bağırdı Şükrü.

Cemre gülümsedi. "Babaanneme söyle, un lazım."

Şükrü başını yana eğdi. Açık pencereden bahçeye doğru kocaman sesiyle bağırdı. "Bulut lazım."

Cemre kaşlarını çattı. Neler oluyordu? Kollarını göğsünde sımsıkı kavuşturup beklemeye başladı. Babaannesi biraz sonra mutfağa adım attı. Elinde kocaman pembe bir pamuk şeker tutuyordu. Cemre'nin dudakları büzüldü, sağ ayağıyla yere hafifçe tıp tıp vurdu. Mırmır bir gözünü tembelce açtı, pembe pamuk şekere bakıp yeniden horlamaya başladı.

Cemre defterine parmağıyla vurdu. "Şükrü, ikinci madde yumurta."

Şükrü yeşil kanatlarını çırptı. "Kaplumbağa."

Babaannesi kıkırdayarak bahçedeki oyuncak plastik kaplumbağayı alıp tezgâhın üstüne koydu. Cemre'nin kollarındaki düğüm biraz daha sıkılaştı. Derin ve sabırsız bir nefes aldı.

"Şeker" diye seslendi Cemre.

Şükrü tel kafeste bir sağa bir sola yürüdü. Neşeyle öttü. "Şaka."

Babaannesi bu kez kahkahayla mutfağa girdi.

"Şaka mı getireyim?"

Tezgâhın üstü saçma sapan bir yığınla dolmuştu. Plastik bir kaplumbağa, pembe bir pamuk şeker ve komik bir şaka. Ocaktaki tavada eriyen tereyağı cızır cızır ses çıkarıyordu. Cemre omuzlarını düşürdü. Plana uymayan her şey onu çok kızdırırdı. Tam somurtup odasına gitmek için arkasını dönmüştü ki Şükrü yeniden bağırdı.

"Şaka lazım."

Cemre durakladı. Tezgâhtaki sevimli oyuncak kaplumbağaya, sıcaktan erimeye başlayan pembe pamuk şekere ve gagasını tellere vuran Şükrü'ye baktı. Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. Önce küçük bir kıkırtı koptu dudaklarından. Sonra kıkırtısı büyüdü, kocaman bir kahkahaya dönüştü. Sarı fayanslı mutfak Cemre'nin neşeli sesiyle doldu. Kollarını çözdü. Kulağının arkasından kurşun kalemini yeniden eline aldı.

Cemre defterindeki eski kusursuz listeyi boydan boya çizdi. Papağanın söylediği tuhaf kelimeleri büyük harflerle tek tek yazdı. Bulut, kaplumbağa, şaka. Hataları yüksek sesle tekrar okudu. Okudukça babaannesiyle birlikte gülmekten karınlarını tuttular.

"Peki biz bu tuhaf şeylerle ne yapacağız" diye sordu babaannesi.

Cemre heyecanla kollarını sıvadı. Elindeki tuhaf malzemelerden yepyeni bir tarif uydurdu. Gerçek un, taze yumurta ve limonun yanına, erimiş pembe pamuk şekeri de eklediler. Havaya uçuşan beyaz un bulutu Cemre'nin burnunun ucunu gıdıkladı. Birlikte pamuk şekerli, bol limonlu, harika kokan o tuhaf keki fırına verdiler.

Kek pişerken mutfağı sıcacık, tatlı bir koku sardı. Cemre papağana döndü. Gözlerini kocaman açıp gülümsedi.

"Şükrü, tekrar et!" dedi.

"Tekrar et!" diye bağırdı Şükrü.

Cemre bilerek yanlış bir şey söyledi. "Tekerlekli peynir."

Şükrü kanatlarını iki yana açıp neşeyle öttü. "Kelebekli incir."

Cemre ve babaannesi birbirine sarılıp yeniden kahkahayı bastı. Fırından çıkan kekin adı o günden sonra Şükrü Keki oldu. Mırmır bile kokusunu duyunca bir gözünü açtı.

Bu içerik hakkında

Bu içeriği kim hazırladı?

Ahmet Güleş

Kurucu ve Editör

Yayın: 20.08.2026

Metin bir kategori yönergesine göre planlanır, yapay zekâ desteğiyle yazılır ve yayına alınmadan önce editör tarafından okunur. Nasıl hazırlıyoruz?