Pınardaki Ay Parçası
Çoban çocuk Murat, eski kuyunun dibinde ay gibi parlayan gümüş bir parça bulur. Ama o gece dağ yolu kararınca, elindeki ışığın asıl yerinin neresi olduğunu düşünmeye başlar.

Sesli Dinle
Masalı sesli olarak dinleyebilirsiniz
Masalı Oku
Masalın tam metni
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde.
Dağ eteğinde, taş pınar başında çoban çocuk Murat kaval çalarmış. Yanındaki koyunlar boyunlarındaki çanlarını tıngırdatırmış. Eski kuyunun yosun kokan dibinde bir ışık kıpırdamış.
Murat kovayı çekmiş. İçinden ay gibi parlayan gümüş bir parça çıkmış. Murat onu hemen cebine atmış.
"Ne güzel ışık!" demiş Murat. "Geceleri bana yol gösterir."
O gece ay incecik kalmış. Dağ yolu kararmış. Dağ eteğindeki dereye yolunu kaybetmiş yedi yaşındaki yolcu çocuk Mehmet gelmiş. Elleri taşa tutunmuş, omuzları titremiş.
"Yolumu göremiyorum," demiş Mehmet. "Ay neden böyle küçülmüş?"
Murat cebindeki ılık parçaya dokunmuş. Sonra kuyunun suyuna bakmış. Suda ayın eksik yerini görmüş.
"Bulduk," demiş Murat.
Dereden ıslak bir taş almış. Gümüş parçayı kavalının ucuna takmış. Kavalı göğe kaldırıp ıslak taşla ışığı yansıtmış.
Parça gökteki yerine oturmuş. Dolunay yeniden parlamış. Dere gümüş gibi ışımış. Mehmet taş yoldan güle oynaya yürümüş.
Gökten bir elma düşmüş, o da bu masalı dinleyenin başına.
Bu içeriği kim hazırladı?
Ahmet Güleş
Kurucu ve Editör
Yayın: 18.08.2026
Metin bir kategori yönergesine göre planlanır, yapay zekâ desteğiyle yazılır ve yayına alınmadan önce editör tarafından okunur. Nasıl hazırlıyoruz?
Benzer Hikayeler

Uçmayı Unutan Baykuş Şükrü
Uykusuz bir gecenin ardından kuş olduğunu bile unutan Baykuş Şükrü, canı simit çektiği için mahalle fırınının önündeki kuyruğa girer. Ama o kuyruk hiç de sandığı gibi bir simit kuyruğu değildir.

Martıların Adını Bilen Çocuk
Bayram sabahı Kaya, dedesiyle adaya giden vapura biner. Cebinde simit kırıntıları, boynunda eski bir dürbün vardır; öğreneceği ilk şey ise martıların adları değil, beklemeyi bilmektir.

Camdaki Yarış Pisti
Yağmur oyunlarını yarıda bırakınca Bade ve küçük kardeşi Sarp bahçe kulübesine sığınır. Bade buğulu camda kendine bir yarış pisti kurar; ama kardeşi oyunun neresinde durduğunu bilemez. İki kardeşin camdaki damla yarışı, paylaşılınca büyüyen bir oyuna dönüşür.

Tekerleği Kırılan Kamyon
Yiğit kırmızı kamyonunu kimseyle paylaşmak istemez; ta ki bir kaza tekerleği koparana kadar. Kum havuzunda başlayan bir küskünlüğün, bir bant, bir ip ve sarı bir şişe kapağıyla nasıl değiştiğini anlatan sıcacık bir bahçe hikâyesi.

Şemsiyenin Ortası
Sağanak bir yağmurda Onur, kız kardeşi Eylül'le eve dönerken poşetlerine sarılıp saçak altında bekleyen Nadir Amca'yı görür. Elindeki mavi şemsiye üç kişiye yeter mi, yoksa birinin omzu ıslanacak mıdır?
