Çiftçi ve Leylek
Leylek, yanlış toplulukla yakalanır ve suçlarına ortak sayılır.
Sesli Dinle
Hikayeyi sesli olarak dinleyebilirsiniz
Hikayeyi Oku
Hikayenin tam metni
Uçsuz bucaksız bir tarlada sabırlı bir çiftçi yaşardı. Çiftçi bütün yıl boyunca çalışır, toprağı işler ve ailesi için ürünler yetiştirirdi. Ancak sonbahar yaklaştığında bir sorunla karşılaştı: Tarlasına sürüler halinde kuşlar geliyor, tohumları gagalayarak yok ediyordu. Çiftçi ne kadar kovsa da kuşlar tekrar geri dönüyordu.
Sonunda çiftçi bir ağ kurmaya karar verdi. Tarlanın ortasına geniş bir ağ serdi ve içine biraz buğday bıraktı. Ertesi sabah kuş sürüsü geldiğinde, aralarına uzun bacaklı, beyaz tüylü bir leylek de karışmıştı. Leylek sadece yolculuk sırasında sürüye denk gelmiş, onlarla birlikte inmişti. Fakat farkında olmadan o da ağın içine yakalandı.
Çiftçi sabahleyin ağı kontrol ettiğinde birçok kuşun yanında bir leyleği de görünce şaşırdı. Tam onları cezalandırmak için eline sopa aldı ki, leylek yalvarmaya başladı:
— “Ne olur beni öldürme, ben bu kuşlardan değilim! Onlarla birlikte tohumlarını çalmak için değil, sadece tesadüfen onlara katıldım. Ben leyleğim, insana dost bir kuşum.”
Çiftçi sert bir sesle cevap verdi:
— “Belki doğru söylüyorsun. Ama sen onlarla birlikte geldin, onlarla birlikte yakalandın. Demek ki onların kaderini paylaşırsın.”
Leylek ne kadar yalvardıysa da çiftçi onu serbest bırakmadı. Bu olay, köyde ders olarak anlatıldı. Çocuklar, büyüklerinden hep şu öğüdü duydular:
“Yanlış insanların yanında bulunmak, onların suçuna ortak olmak gibidir. Çünkü herkes seni, bulunduğun toplulukla tanır.”
Leylek hikâyesi, kasabada yıllarca unutulmadı. Çünkü insanlar bu masaldan şunu öğrendiler: Arkadaşlarını dikkatle seç, yoksa onların hataları sana da zarar verir.
Yazar Hakkında
Yazar
Yazar | Masalcım - 05.09.2025
