Camdaki Yarış Pisti
Yağmur oyunlarını yarıda bırakınca Bade ve küçük kardeşi Sarp bahçe kulübesine sığınır. Bade buğulu camda kendine bir yarış pisti kurar; ama kardeşi oyunun neresinde durduğunu bilemez. İki kardeşin camdaki damla yarışı, paylaşılınca büyüyen bir oyuna dönüşür.

Sesli Dinle
Hikayeyi sesli olarak dinleyebilirsiniz
Hikayeyi Oku
Hikayenin tam metni
Bade bahçede kovalamaca oynamaya hazırdı. Tam saymaya başlamıştı ki gökten ilk damla düştü: şıp.
Sarı yağmurluğunun koluna bir damla daha kondu. Şıp şıp. Bade iki yana örülü saçlarını savurarak koşmaya başladı. Dizindeki kurumuş çamur lekesine aldırmadan tahta bahçe kulübesine doğru hızlandı. Dört yaşındaki küçük kardeşi Sarp da peşinden tıpış tıpış koşuyordu. İkisi nefes nefese içeri girdiler. Islak toprağın ve yağmur yemiş tahtanın kokusu bütün kulübeyi doldurmuştu. Sarp burnunu çekti. Kulağı sökülmüş eski oyuncak ayısı Kadife'yi göğsüne sıkıca bastırdı. "Ben eve gitmek istiyorum," dedi Sarp omuzlarını düşürerek. "Oyunumuz yarım kaldı, burada çok sıkıldım."
Bade başını iki yana salladı. Koca camlı pencereye yaklaştı. Dışarıda yağmur hızlanmış, kulübenin çatısına vuran tıp tıp sesleri artmıştı. Soğuk cama burnunu yaklaştırdı. Cam parmak uçlarında usulca buğulandı. Bir su damlası camın en tepesinden aşağı doğru ağır ağır kayıyordu. Bade her şeyin neye benzediğini bulmakta ustaydı. Yerdeki bir su birikintisi onun için koca bir okyanus olabilirdi. Bu cam da artık dümdüz bir pencere değildi.
Parmağının ucuyla buğulanan soğuk camda yukarıdan aşağıya uzun çizgiler çekti. Cam önce kaygan bir buz pateni pisti oldu. İçinden kayan damlalar buz patenciydi. Sonra yüksek bir tırmanma duvarına dönüştü. En sonunda Bade kararını verdi. Burası upuzun bir yarış pistiydi. Kendi yarış şeritlerini yaptı. En tepede duran iki şişman damlayı işaret etti. "Bunun adı Şimşek olsun," dedi Bade heyecanla. "Bu da Kaplumbağa olsun. Vuuum! Kaplumbağa öne geçti bile!" Damlalar aşağı doğru süzülürken Bade yerinde zıpladı. "Hazır mısın? Şıp... şıp... başla!" diye bağırdı.
Sarp hiçbir şey anlamamıştı. Omuz silkti. Yağmurda biraz ıslanıp nemlenmiş, tüyleri yapış yapış olmuş oyuncak ayı Kadife'ye baktı. Bade kardeşinin sessizce durduğunu fark etti. Oyunu kurarken çok acele etmişti. Kardeşinin yanına gidip elinden tuttu. "Dur bakalım," dedi yumuşak bir sesle. "Camı kocaman bir yarış pisti yaptık. Yukarıdan inen damlalar da bizim yarışçılarımız. Kendi damlanı seçmek ister misin?"
Sarp'ın gözleri büyüdü. Cama doğru hevesle bir adım attı. Tombul parmağıyla köşedeki yavaş bir damlayı gösterdi. "Benimki şu yandaki olsun," dedi gülümseyerek. "Adı da Roket olsun."
Bade eski oyuncak ayı Kadife'yi aldı. Onu pencere kenarına dikkatlice oturttu. "Kadife bizim yarışın hakemi olsun," dedi Bade. "Onun tüylü kolunun hizası da bitiş çizgimiz." Sarp sevinçle başını salladı. İki kardeş camın önünde yan yana durdular. Sarp derin bir nefes aldı. Gözlerini camdaki damlalara dikti. "Hazır mısın? Şıp... şıp... başla!" diye fısıldadı. Bu kez sözcükler aceleci bir çağrı değil, ortak bir oyunun başlangıcıydı.
Damlalar camdan aşağı süzülmeye başladı. Şimşek hızla kaydı. Roket biraz bekledi, sonra birden hızlandı. Tam bitiş çizgisine yaklaştıkları sırada yukarıdan gelen başka bir damla Roket ile birleşti. Damla kocaman oldu, ağırlaşıp hızla aşağı kaydı ve Kadife'nin kolunu geçti. "Yaşasın Roket kazandı!" diye bağırdı Sarp ellerini çırparak. Bade de ona katılıp neşeyle kahkaha attı.
Yağmur dinince damlalar yavaşladı, sonra durdu. İçeriden çorba kokusu geldi. Bade camdaki son izi parmağıyla işaretledi, "Yarışın devamı yarın," dedi. Sen yağmur damlalarına hangi isimleri verirdin?
Bu içeriği kim hazırladı?
Ahmet Güleş
Kurucu ve Editör
Yayın: 08.09.2026
Metin bir kategori yönergesine göre planlanır, yapay zekâ desteğiyle yazılır ve yayına alınmadan önce editör tarafından okunur. Nasıl hazırlıyoruz?
Benzer Hikayeler

Camdaki Yarış Pisti
Yağmur oyunlarını yarıda bırakınca Bade ve küçük kardeşi Sarp bahçe kulübesine sığınır. Bade buğulu camda kendine bir yarış pisti kurar; ama kardeşi oyunun neresinde durduğunu bilemez. İki kardeşin camdaki damla yarışı, paylaşılınca büyüyen bir oyuna dönüşür.

Tekerleği Kırılan Kamyon
Yiğit kırmızı kamyonunu kimseyle paylaşmak istemez; ta ki bir kaza tekerleği koparana kadar. Kum havuzunda başlayan bir küskünlüğün, bir bant, bir ip ve sarı bir şişe kapağıyla nasıl değiştiğini anlatan sıcacık bir bahçe hikâyesi.

Şemsiyenin Ortası
Sağanak bir yağmurda Onur, kız kardeşi Eylül'le eve dönerken poşetlerine sarılıp saçak altında bekleyen Nadir Amca'yı görür. Elindeki mavi şemsiye üç kişiye yeter mi, yoksa birinin omzu ıslanacak mıdır?

Karda Beş Parmak İzi
Selin bahçedeki taze karda küçük bir ayak izi bulur ve onun sahibini merak eder. Ama doğanın sırlarını öğrenmek için sabır, sessizlik ve dikkatli bir göz gerekmektedir.

Baran'ın Yarım Maketi
Baran saat kulesi maketini tek başına bitirmeye kararlıdır; ta ki müzedeki gerçek kulenin önünde elleri titreyene kadar. Yardım istemenin en zor kısmı, belki de ilk cümleyi kurmaktır.
