Çocuklar duygularını çoğu zaman yaşadıkları için değil, adlandıramadıkları için yönetemez. İçindeki sıkışmanın adının "kıskançlık" olduğunu bilen bir çocuk, onunla baş etmeye çok daha yakındır.
Bu kategorideki hikayeler tam olarak bunu yapar: duyguyu görünür kılar. Kardeşi doğduğu için içerleyen, arkadaşı başkasıyla oynadığı için üzülen, taşındığı için eski evini özleyen karakterler. 6-10 yaş çocuğu bu karakterleri okurken kendi hissettiğini dışarıdan izler — ve o mesafe, konuşmayı mümkün kılar.
Duyguları asla yanlış ilan etmiyoruz. Kıskanmak kötü değildir; kıskançlıkla ne yapıldığı önemlidir. Hikayelerimizde karakterin duygusu bastırılmaz, tanınır ve bir yol bulur. Bu ayrım, çocuğun kendi iç dünyasıyla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkiler.
Sonlar gerçekçidir. Her şey birdenbire düzelmez; karakter genellikle küçük bir adım atar. Abartılı mutlu son, çocuğa kendi çözülmemiş duygusunun yanlış olduğunu düşündürebilir.
Zor bir dönemden geçen çocuklar için — taşınma, kardeş gelişi, okul değişikliği, kayıp — bu kategori bir sohbet başlatıcı olarak özellikle işe yarıyor.