Karga'nın Fındığı
Bir karga ile bir tavşan aynı fındığa göz koyunca, işin sırrının hızda mı yoksa sabırda mı olduğu ortaya çıkar. Taşın üstünde yankılanan bir "tak, tak, tak" sesinin hikâyesi.

Sesli Dinle
Masalı sesli olarak dinleyebilirsiniz
Masalı Oku
Masalın tam metni
Patika yolun kenarında bir karga ile bir tavşan aynı fındığa bakmışlar. Toprak güneşten ısınmış, ayak altında gevrek gevrek çıtırdıyormuş.
"Ben bunu bir hoplayışta kırarım," demiş Tavşan.
Zıplamış. Fındık taşın üstünden fırlamış, otların arasına kaçmış. Tavşan bir daha zıplamış, fındık yine kurtulmuş. Tavşan burnunu kırıştırıp otlara uzanmış.
"Bu iş bana göre değil," demiş.
Karga fındığı yassı taşın üstüne koymuş. Kanadının ucundaki tek beyaz tüy güneşte parlamış. Gagasıyla aynı noktaya vurmaya başlamış. Tak. Tak. Tak.
"Bir daha, bir daha," demiş kendi kendine.
Kanadı ağırlaşmış. Durup soluklanmış, sonra kaldığı yerden devam etmiş. Tak. Tak. Tak. Kabuktan tozlu, ekşi bir koku yayılmış.
Sonunda çıtırtılı bir ses duyulmuş. Kabuk çatlamış.
Karga içini çıkarmış, yarısını Tavşan'ın önüne bırakmış. Tavşan kulaklarını hışırtıyla yatırmış.
"Sağ ol," demiş usulca.
Tatlı, yağlı bir tat kalmış ağzında. Sonra kalkıp kendi fındığını taşın yanına koymuş. Tak. Tak. Tak.
Yavaş vuran değil, vurmayı bırakmayan kabuğu açar.
Bu içeriği kim hazırladı?
Ahmet Güleş
Kurucu ve Editör
Yayın: 02.08.2026 · Güncelleme: 18.08.2026
Metin bir kategori yönergesine göre planlanır, yapay zekâ desteğiyle yazılır ve yayına alınmadan önce editör tarafından okunur. Nasıl hazırlıyoruz?
Benzer Hikayeler

Uçmayı Unutan Baykuş Şükrü
Uykusuz bir gecenin ardından kuş olduğunu bile unutan Baykuş Şükrü, canı simit çektiği için mahalle fırınının önündeki kuyruğa girer. Ama o kuyruk hiç de sandığı gibi bir simit kuyruğu değildir.

Martıların Adını Bilen Çocuk
Bayram sabahı Kaya, dedesiyle adaya giden vapura biner. Cebinde simit kırıntıları, boynunda eski bir dürbün vardır; öğreneceği ilk şey ise martıların adları değil, beklemeyi bilmektir.

Camdaki Yarış Pisti
Yağmur oyunlarını yarıda bırakınca Bade ve küçük kardeşi Sarp bahçe kulübesine sığınır. Bade buğulu camda kendine bir yarış pisti kurar; ama kardeşi oyunun neresinde durduğunu bilemez. İki kardeşin camdaki damla yarışı, paylaşılınca büyüyen bir oyuna dönüşür.

Tekerleği Kırılan Kamyon
Yiğit kırmızı kamyonunu kimseyle paylaşmak istemez; ta ki bir kaza tekerleği koparana kadar. Kum havuzunda başlayan bir küskünlüğün, bir bant, bir ip ve sarı bir şişe kapağıyla nasıl değiştiğini anlatan sıcacık bir bahçe hikâyesi.

Şemsiyenin Ortası
Sağanak bir yağmurda Onur, kız kardeşi Eylül'le eve dönerken poşetlerine sarılıp saçak altında bekleyen Nadir Amca'yı görür. Elindeki mavi şemsiye üç kişiye yeter mi, yoksa birinin omzu ıslanacak mıdır?
